TAB tuşuna basınca niye boşluk bırakmıyor araştırmam lazım. Aslında birçok şeyi araştırmam lazım, sanırım buna tembellik deniyor, ya da zaman fazlalığının yan etkisi, belki de yan etkilerinden biri. İkincisi bende bulunmadığına göre nedeni bulduk, güzel.
Her gün kendimi keşfetmeyi seviyorum. Eskiden olaylarda ne olacağını düşünürdüm hep, yani sonucu, şimdiyse nedenini sorgulatıyorum beynimin Ar-Ge bölümde. Böyle daha iyiymiş, Venn şeması gibi oluyor ve bütün sonuçlar tek bir fotoğrafta gözükünce bendeki mutluluk... Her şeyin elimin altında olmasını severim, yani tek bir ekrandan bütün bilgisayar fonksiyonlarını görselliği bozmadan yapabilmek gibi isteğim var (Güzel fikirmiş ha).
Bugün de sonsuzluk kavramını çok sevdiğimi fark ettim. Evrene ve beyne bu kadar ilgi duymam, onların her şeyini bilmediğimiz için değildi, sınırları olmayışıydı. Beyin sürekli farklı bir fikir üretebilir yada buluş yapabilir, tıpkı bugün benim sonsuzluk kavramını sevdiğimi öğrendiğim gibi. İnsan 200 yıl yaşasaydı 190'larda da bir şey öğrenecekti, yada biri öğretecekti. İşte bende sebepsiz bir şekilde eğer olacaksa evleneceğim kişinin nasıl biri olacağını düşünüyorum, acaba ben onun beynine mi aşık olacağım, fiziksel ifade sadece yardımcı oyuncu mu olacak. Birbirimizi bütünleyici mi olacak, yoksa birisi öğretmen diğeri öğrenci...
Aslında düşünmek istemiyorum, gerçi hiçbir şey düşünmeden bir gün geçirmek istiyordum zamanında. Eğer düşünürsem o zamanki duyguları şu anda tüketiyormuşum algısı var bende. Tecrübeyle edindim bunu. Bir filmin bütün trailerlarını izleyip, sonuyla ilgili her fikri beynime yerleştirdikten sonra gerçek sonu görüp etkilenmemek cümlesini yaşadım ben. Ve bunu farklı yerlerde de yaşayınca bu cümlenin virüs olduğunu anladım, her yere uyum sağlıyor. Düşünmemeliyim.
Son zamanlara kadar herkes gibi ben de o kişinin fiziksel halini canlandırırdım hep, görsellik her zaman etkili ve kalıcı olmuştur insanda. Bilimsel araştırmalarda bile en etkili öğrenimin açık arayla görsellikte olduğu bir gerçek. Hayal kurmadaki tek yol çünkü, sadece seslerle iletişimin hiç hayalini kurdun mu? İşte o hayal değil, adını koymamışlar ya da cahilim. Ben artık o kişinin nasıl düşündüğünü düşünüyorum ve ne düşündüğünü. Benim aklıma gelmeyenleri söyleyip kendine bir kez daha mı aşık edecek, yoksa o da benle beraber aynı soruları mı soracak? O da şu anda beni mi düşünüyor, yoksa beynimdekileri mi?
Dürüst olalım, asla kafamdaki gibi olmayacak ve olsa bile soyuttan somuta çeviremeyeceğim.