28 Mart 2015 Cumartesi

Düşünmeyi Düşünmek

    TAB tuşuna basınca niye boşluk bırakmıyor araştırmam lazım. Aslında birçok şeyi araştırmam lazım, sanırım buna tembellik deniyor, ya da zaman fazlalığının yan etkisi, belki de yan etkilerinden biri. İkincisi bende bulunmadığına göre nedeni bulduk, güzel.

   Her gün kendimi keşfetmeyi seviyorum. Eskiden olaylarda ne olacağını düşünürdüm hep, yani sonucu, şimdiyse nedenini sorgulatıyorum beynimin Ar-Ge bölümde. Böyle daha iyiymiş, Venn şeması gibi oluyor ve bütün sonuçlar tek bir fotoğrafta gözükünce bendeki mutluluk... Her şeyin elimin altında olmasını severim, yani tek bir ekrandan bütün bilgisayar fonksiyonlarını görselliği bozmadan yapabilmek gibi isteğim var  (Güzel fikirmiş ha).

   Bugün de sonsuzluk kavramını çok sevdiğimi fark ettim. Evrene ve beyne bu kadar ilgi duymam, onların her şeyini bilmediğimiz için değildi, sınırları olmayışıydı. Beyin sürekli farklı bir fikir üretebilir yada buluş yapabilir, tıpkı bugün benim sonsuzluk kavramını sevdiğimi öğrendiğim gibi. İnsan 200 yıl yaşasaydı 190'larda da bir şey öğrenecekti, yada biri öğretecekti. İşte bende sebepsiz bir şekilde eğer olacaksa evleneceğim kişinin nasıl biri olacağını düşünüyorum, acaba ben onun beynine mi aşık olacağım, fiziksel ifade sadece yardımcı oyuncu mu olacak. Birbirimizi bütünleyici mi olacak, yoksa birisi öğretmen diğeri öğrenci...

   Aslında düşünmek istemiyorum, gerçi hiçbir şey düşünmeden bir gün geçirmek istiyordum zamanında. Eğer düşünürsem o zamanki duyguları şu anda tüketiyormuşum algısı var bende. Tecrübeyle edindim bunu. Bir filmin bütün trailerlarını izleyip, sonuyla ilgili her fikri beynime yerleştirdikten sonra gerçek sonu görüp etkilenmemek cümlesini yaşadım ben. Ve bunu farklı yerlerde de yaşayınca bu cümlenin virüs olduğunu anladım, her yere uyum sağlıyor. Düşünmemeliyim.

   Son zamanlara kadar herkes gibi ben de o kişinin fiziksel halini canlandırırdım hep, görsellik her zaman etkili ve kalıcı olmuştur insanda. Bilimsel araştırmalarda bile en etkili öğrenimin açık arayla görsellikte olduğu bir gerçek. Hayal kurmadaki tek yol çünkü, sadece seslerle iletişimin hiç hayalini kurdun mu? İşte o hayal değil, adını koymamışlar ya da cahilim. Ben artık o kişinin nasıl düşündüğünü düşünüyorum ve ne düşündüğünü. Benim aklıma gelmeyenleri söyleyip kendine bir kez daha mı aşık edecek, yoksa o da benle beraber aynı soruları mı soracak? O da şu anda beni mi düşünüyor, yoksa beynimdekileri mi?

    Dürüst olalım, asla kafamdaki gibi olmayacak ve olsa bile soyuttan somuta çeviremeyeceğim.

4 Mart 2015 Çarşamba

Here Comes Number 3: Haaalf Lifeeeee

   Madem grip yüzünden kafam ders almıyor ve vakit var, o zaman size heyecanınızı çoğaltacak bir haber vereyim: Half Life 3.



   WTF Mert? Hani gerçek olsa bile inanmayacağınız duruma gelen bu oyun hiç bu kadar yakın olmamıştı. Hemen kanıtları sunayım.

   1) Çıkış tarihlerine göre gidelim. İlk belirti Valve'ın Steam Machine'i tanıtmasıyla başladı. 2015'in Kasım ayında çıkacağını açıklayan Valve, Steam Machine fikrini ilk kez 2012'de söylemişti. Bu alet ne iş yapar diye merak ettiyseniz, hem mouse+klavye ile oynayabileceğiniz, hem de görüntüyü televizyona yansıtarak oyun konsolu olarak oynayabileceğiniz bir aygıt. Yani Gabe bu alet için beklemiş, uğraşmış anlaşılan onca yıl. Bir de şunu söyleyeyim: Amaçlarının Steam'de olan bütün oyunların bu makinede de çalışmasını sağlamakmış ki bu haber benim tüylerim diken diken yapmaya yetti bile. Oyun konsollarıyla aynı fiyatta çıkacağı da son çıkan haberlerde, yani Half Life 2'nin Steam'i zorunlu kılarak, sonradan da fiyat politikası ve hizmetiyle Steam'i bütün PC oyuncularının gönlündeki V.I.P'yi alarak yaptığı politikanın aynısını Half Life 3 içinde yapması çok mantıklı bir yaklaşım.
    Her ne kadar Steam'in aktif kullanıcı sayısı 125 milyon gibi inanılmaz ötesi olsa da (Devlet mi kurmak istiyor acaba Gabe bizi ordusuna almak için 'Gelirseniz HL3 oynarsınız' demeye çalışarak) oyun konsolunun ulaştığı kitleye göre yeterli değil ve ellerinde Half Life 3 gibi bir koz da varken aletlerinin tanıtımı için kullanmaları onlar için büyük fırsat olacaktır.

   2) İkinci kanıtımsa Valve'ın Hazirandaki E3'e katılacak olması. Şimdi buradan Valve'ın oraya gitmesinin amacı Steam Machine'in ayrıntılarını vermek, kullanıcılara da test ettirmek ve HTC ile anlaştıkları VR hakkında bilgi vermek gibi bir yaklaşım olabilir, haklısınız ve büyük ihtimal de onlar olacak. Ama orasının da adının E3 olduğunu unutmayalım, yani oyun tanıtmak amaçlı yapılan bir organizasyon, makine değil ve Valve da çıkıp 'Makine yaptık da deneyin nasıl olmuş' demez. Half Life 3 olmaz, Left 4 Dead 3 olur, belki o da olmaz, Dance With Homies olur, yani bir beklentim kesinlikle var.
    Buradaki bariyer Bethesda'nın konferans verecek olması, sonuçta yeni bir Elder Scroll ya da Fallout tüm E3'ü domine etme tehlikesi var. Acaba Valve böyle düşünüyor mu bilmiyorum ama tek bildiğim Gabe'den her şeyi beklemek.

   3) En önemli bomba bu: Source 2 oyun motoru. Ne bu şimdi reyiz? Tam da senin makinenin çıkış tarihinin belli olduğu anda ve E3 öncesinde duyurdun. Böyle ümitlenin ezik domatesler mi demeye çalışıyorsun Gabe? Şimdi tabi Steam Machine için geliştiricilere imkan tanımak amaçlı olarak açık kaynak kodlu yazmış olabilirler gibi sağlam bir tez olsa bile önceki oyun motorunun Half Life 2'de kullanılan olması ne kadar ilginç. Hani geliştiriciler için olsaydı bu motorun 11 yılda en az 2 tane daha sürümü çıkması gerekirdi. Güzel kıvırmalar bunlar saklamak için,
    Ama bir sorun var ki o da çıkış tarihini açıklanmadı. Bunu da ben yorumcular HL3 için kesin bir tarih belirlemesinler diye yapılan bir önlem olduğunu düşünüyorum ve çıkış tarihinin oyunun tanıtımıyla beraber duyurulacağını bekliyorum.

   Elbet Half Life 3 gelecek ve bu sene çıkması Valve için en optimum zaman. Eğer Steam Machine de Steam gibi büyük bir kitleye ulaşırsa biz PC(biz dedik ama bizdensin demi?) oyuncuları için bayram havası gibi günlerin geçeceği kesin.