13 Kasım 2016 Pazar

EA Artık Bizleri Düşünüyor

    EA'yi öveceğim bir yazı yazacağıma hala inanamıyorum. Çoğu oyuncu tarafından nefret edilen firma, kendini ciddi ölçüde toparladı. Diğer oyunların optimizasyon özürlü olması (Mafia 3 ve Dishonored 2 bile), EA'nin oyunlarının ise kaymak gibi (gerçekten kaymak gibi) akması beni bu yazıya yazmaya itti.

    EA'nin aklını başına alması 2012 ve 2013'te Amerika'da üst üste iki yıl en kötü firma seçilmesi sayesinde oldu. 2013'te de seçilmelerinden sonra EA'nin üst kademesindeki insanlar toplanıp izledikleri politikayı değiştirmeye karar vermişler. O zamandan beri EA 'player-first' diyerek, yani hep bizleri düşünerek (canım benim) oyunlar geliştirmeye karar vermişler. Bu oyuncu-öncelik stratejisi denilen durum, oyunların açık betasını çıkartıp yorumlar aldıktan sonra oyunu değiştirmeye, ve hatta çıkış tarihini oyun hazır oluncaya kadar ertelemek diyebiliriz. (Battlefield: Hardline da bu sebeple ertelenmişti.)
    EA, oyuncu-öncelik diyerek sadece oyun geliştirme aşamalarını değiştirmedi, aynı zamanda oyuncular ve geliştiriciler için çeşitli kaynaklar, programlar yayınlamaya başladı. Bunlardan ilki diyebileceğimiz 'On The House', EA'nin kendi oyun platformu olan Origin üzerinden ücretsiz oyunlar yayınlıyor. Battlefield 3, Dragon Age: Origins, Dead Space gibi kült oyunlar bile ücretsiz oldu 2014'te başlayan bu uygulama sayesinde.

Origin Access Oyunları (13.11.2016)

    EA, aynı zamanda Playstation Access'e benzer bir sistemi PC oyuncuları için de başlattı. İsmi Origin Access olan bu sistemde aylık 4€ vererek listedeki oyunların tam sürümlerini oynayabiliyorsunuz. Herhangi bir taahhüt durumu olmayan sistemde üyeliğiniz biterse oyunları da oynayamıyorsunuz. Liste oldukça kalabalık, ben başarılı buluyorum.
    Bağımsız yapımcıları da düşünmeye başladı EA. Marketin çok büyük olmasını mı görmüş olmalılar, yoksa güzel cevherlere yardım eli mi uzatmak istediler bilmiyoruz ancak; şu anda yaptıkları destek takdir edilesi. Hem geliştiricilere fon sağlıyorlar, hem de hala korsanlar tarafından kırılamayan Denuvo koruma sistemini oyunlara veriyorlar. İlk meyvesini Unravel ile vermişti bu proje, ki Unravel benim de çok beğendiğim, medya tarafından da başarılı bulunan bir yapım oldu. Bu sene ise Fe bizlerle. EA'nin bu tür indie oyunlara destek sağlaması çok güzel bir şey, umarım artarak devam eder bu hadise.
    Ve en son çıkan multiplayer odaklı iki oyun olan Battlefield 1 ve Titanfall 2, gerek medya tarafından, gerekse oyuncular tarafından oldukça beğenilen oyunlar oldu. COD'un bu sene nefret edeninin sayısı çok fazla olduğundan Battlefield 1 daha çok ön plana çıkmayı başardı. Her ne kadar bazı oyuncular Battlefield 1 ile ilgili server sorunları yaşadığını belirtse de her iki oyun çok başarılı çıktı. Gerek optimizasyon olsun (Frostbite motoru <3), gerek atmosfer olsun takdir edildi.

EA'nin Vancouver Office'i - Kanada

    Bu kadar övdükten sonra biraz da başka açıdan bakalım duruma. EA, tekrardan iyi para kazanmaya başladı ve oyuncu odaklı gittiklerini söylüyorlar. Ancak oyuncuların birçoğu hala EA'den nefret ediyor ve hala oyuncuları düşünmediklerini söylüyorlar. Bu durumu DLC mevzusu yüzünden buraya yazıyorum çünkü EA hala DLC politikasını değiştirmedi. Her ne kadar 'Biz oyuncuları önemsiyoruz' dese de altın yumurtlayan tavuk olan DLC'leri kesmiyorlar. EA, DLC'lerden çok para kazandığını gizlemiyor da. Oyuncu-odaklı dedikleri politikayı DLC ile birleştirmek ne kadar adil tartışılır.
    Bir diğer kafa karıştıran durum ise olaya hala ticari bakmaları. Elbette bu işi para kazanmak için yapıyorlar ancak; oyun dünyasında 'oyuncu-odaklıyız' diyorsanız bazı şeylerden fedakarlık yapmanız gerekir. (bkz. CD Projekt RED) Fedakarlık, en doğru kelime mi bilemiyorum ancak E3'te buram buram ticari konuşan birini takım elbiseyle çıkarıp Ultimate Team'deki yeniliklerden(!) bahsetmemeniz gerekir. 'oyuncu-odaklı' kavramı EA'de para kazanmak için tercih edilen bir yöntemmiş gibi duruyor bence.

    EA'deki bu ticari-oyuncu-öncelikli ikilemi uzun süre daha devam edecekmiş gibi duruyor. Merak ettiğim nokta EA'yi sevmeyen insanların yaklaşımının değişip değişmeyeceği olacak. Ben mi? Tarafsız koltuğuna oturdum ya ben, olan biteni izlemek daha zevkli :)