12 Şubat 2015 Perşembe

Minecraft Biraz Mantıksız Oldu Sanki

   Büyük ihtimal duymuşsunuzdur Minecraft'ın ülkemizde şiddet unsurları olduğu ve çocukların gelişimini olumsuz etkileyeceği için yasaklandığını, daha doğrusu mahkeme kararıyla yasaklanıp yasaklanmayacağının belirleneceğini. Çünkü artık sadece ülkemizde değil, BBC, Newsweek ve hatta Gamespot bile haberini yapmış bulunmakta. İşin düşündüğümden daha farklı ve büyük olduğunu fark edince hemen bir araştırma yapıp neyin ne olduğunu yazmak istedim.

   Minecraft'ın nasıl bir oyun olduğundan bahsetmeyeceğim, bu adresten bilgi edinebilirsiniz. Kısacası küplerden istediğiniz dünyayı oluşturabileceğimiz Survival tarzı(hayatta kalmaya çalışmak) bir oyun. Oyun o kadar popüler oldu ki ileriki yıllarda Minecraft Pocket ismiyle mobile, ve hatta Minecraft Console Edition ile de konsollara geldi bu piksek piksek grafiklere sahip bir haftada geliştirilmiş oyun. Sonra oyunu yapan Markus Persson, Mojang'ı Microsoft'a 2,5 milyar $'a sattı.

   Oyun çıktıktan sonra bile sürekli ve hala da mükemmel şehirler,binalar oluşturan insanların haberleri yapılmakta Minecraft'ın. Youtuber dediğimiz Youtube'dan sürekli olarak video paylaşan kişilerin en fazla yaptığı oyun olmasından tutun da Nisan 2014'ün sonunda sadece PC satışlarının 15 milyona ulaşması oyunun ne kadar ön planda olduğunu anlatır umarım. Daha anlaşılır olması için şaheserlerden sadece ikisi;



   Minecraft'ın da en çok ilgi çekici özelliklerinden biri de bu zaten, istediğinizi yapabilmeniz. Hatta MinecraftEdu sürümü ise okullarda kullanılmakta. Eğitici olarak kullanılan bu oyunun ülkemizde yasaklanma ihtimali durumuysa aslında video oyunlarından sadece duyduklarımızla kaldığımızı gösteriyor. Bakan bile dünyada GTA kadar ünlü olan bir oyunu bilmemesi ya da sadece olaya 'Şiddet mi? Hemen araştıralım' gözüyle bakması ve bu durumun bu seviyeye geldiğini bilememesi üzücü. Acaba bakan şu anda Dünya bülteninde yer aldığını biliyor mu onu merak ediyorum ben. Zaten Pegi denilen kaç yaş üzeri insanın oynayabileceğini belirleyen bir kuruluş var ve bilinçli bir aile o yaş sınırlamalarına uyarak (Minecraft için 6+) hiç bir sorunla karşılaşmaz.

   Gamespot (Oyun dünyasının en bilindik sitelerinden biridir) konuyu direk olarak Microsoft'la konuşmuş ve onlar da şöyle demiştir.
   "...Minecraft'ın dünyası tehlikeli bir dünya. Bu dünyada geceleri ortaya çıkan korkutucu ve cinsiyetsiz canavarlar var. Hayatta kalmak için, kendinizi onlara karşı savunmanız gerekebilir.Eğer insanlar bu fantastik dünyadan endişe duyuyorlarsa, onları yaratıcı modu oynamalarını, ya da Barışçıl Mod'u aktif hale getirmelerini teşvik ederiz"
   Böyle kolaylıklar bile sağlayan oyunun diğer hiç kolaylık sağlamayan ve sansür bile koymayan oyunlarla kıyaslandığında farkın ne derece büyük olduğu kaçınılmaz bir gerçek.

   Aslında oyun yasaklamalarını Avustralya, Almanya gibi (Hatta Almanya da Dying Light'ı aynı sebepten yasakladı birkaç gün önce) gelişmiş ülkelerde de fazlaca duyduk (Bütün ülkelerin tam listesi için: http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_banned_video_games ) ve ülkemiz bu konuda çok iyi bile. Asıl sorun çok (çoook) daha fazla şiddet içeren oyun varken neden Minecraft Sayın Bakan? Okullarda eğitim amaçlı bile kullanılıyorken ülkemizde (eğer olursa) yasaklanacak olması sadece büyük bir trajikomik hikaye olarak kalacak ve umarım böyle komik bir senaryoyla karşı karşıya kalmayız.

11 Şubat 2015 Çarşamba

'Güncelleme Geldi Hanım'

   İlginçtir ki şu ana kadarki yayınlanmış bütün yazılarımın (bu dahil) yayın tarihlerinin sonunun hep 1 ile bitti, aklıma günlüğüm geldi (varlığını bile çok az insanın bildiği günlüğümü dillendiriyorum burada artık etkisi az). Yedinci sınıftan lise sona kadar tuttuğum (niye bıraktın diyorsan ikinci paragrafa alalım sizi) günlüğümde de ilk başlarda hep salı günleri yazdığımı fark ettim ve bunu gelenek haline getirmiştim. Benim acilen yazma ihtiyacı hissettiğim durumlar oluyordu, ama yine de geleneği bozmamak adına hep salı günlerini beklerdim. Kimse varlığını bile bilmiyordu, niye öyle bir işkenceye zorladıysam kendimi (mükemmeliyetçilik duygundan dolayı Mert).


   O günlük 3 part halinde. İlki, kareli kağıtlarından zımbayla küçük defter gibi yaptığım, sonra liseye geldiğimde hala yazma ihtiyacını hissettiğimde aynısından bir tane daha yaptığım ikinci part olan defter. Ve her şeyi bozan 3. part... Ne böyle uğraştığım defter gibiydi, ne de salı günleri yazılıyordu, her şey rastgele olmuştu artık. Lise sondaydım başladığımda ve sanırım artık uğraşmak istemiyordum yada vaktim yoktu, hiç düşünmedim bile. Sadece yazdım, ve o part olmamıştı sanki. O eski günlüklerdeki mizahi yaklaşım (kendi esprilerime güldüğüm doğrudur, aslında siz de 5 sene önceki duygularınızı bilseydiniz, belki daha fazla gülebilirdiniz) yoktu. Ve ben bitirmedim sonunu. Lisedeki son belki bir, belki de bir buçuk ayı yazmamıştım. O günlük ailedeki en küçük, en sorun çıkartan çocuk gibiydi. Tabi diyecekseniz niye? Bu exclusive olduğundan üzgünüm, hayal kırıklığına uğrayacaksınız çünkü yazmayacağım. Öyle özel bir şey olmadı, sadece değiştiğimi fark ettim. Böyle resmen bazı duygular yerini yeni duygulara bırakıyordu, hissediyordum resmen. Ben genelde geçmişte ne yaptığımı kendime sürekli hatırlatırım ve şu anki Mert olsaydı N'apardı? diye sorarım. İşte o 3. part da bu yüzden böyle parladı gözüme. Kişiliğime güncelleme geliyordu sürekli, kendim getiriyordum kendime. Sonra asla geçen seneki insan olamayacağımı fark ettim ve üniversiteyi bitirdiğimde bunları okumakla vakit kaybetmek istemeyeceğime karar verdim ve bıraktım, anı olarak kalsın dedim, muhtemelen 5 yıl sonra falan çöpe gidecek de. Ama her sene okurum 1-2 kez canım gülmek istediğimde ve duygulanmak istediğimde (Komedi-dram türünün neden var olduğunu anladım günlük sayesinde). Kendimle çeliştim gibi, aslında ben bu yazının konusunu  '2015 GOTY Kim Olur?' olarak belirlemiştim.