16 Aralık 2022 Cuma

İç Mihraklar

  Çok düşünüyorum. Birçok konuyu uzunca (ve çoğu zaman istemsizce) düşünüyorum. Uzun süre bundan kurtulmak istedim ama yeni yeni fark ediyorum ki aslında bu uzun düşünmelerden faydalanıyorum. 

    Ama bazen kopuyorum ve her şeye uzaktan bakarken buluyorum kendimi. Ne kadar aciz olduğumuzu ve ufacık dünyamızda, dünya için hiç de önemli olmayan dertleri büyütürken görüyorum. Ve bir sürü "gerçek" dertleri düşünüyorum. O an işte o an diyorum ki inanılmaz anlamsız bu hayat. Kendimi kandırıp durmaktan başka bir şey yapmıyorum ve açıkçası başka da bir çarem yok. Bu kadar çok "gerçek" derdi düşünmek/yüklenmek bünyemin kaldıracağı bir şey değil. 

   Ama bir şey yapmalı. 3 kişi 5 kişi de olsa birilerinin gerçek dertlerini görmeli/bulmalı. Çünkü ben şanslı kesimdenim ve imkanım var. Adına "sorumluluk" mu denir "iyilik" mi bilmiyorum ve umursamıyorum da. Bu bir amaç ve her şeye uzaktan bakma sendromlarından ve bencilce yaşama tiksinçliğinden uzak tutacak.

   Bunun için araştırmalı, okumalı tabii. Daha da fazla daha da fazla. Sonu olmayan bir şey bu. Ama paylaşılmalı da bu bilgiler. Sadece senin bildiğin ve uygulamadığın bilgi/his bir işe yaramıyor. Bir nevi "seviyorsan git konuş abi" durumu var yani. Paylaşmalı, ulaştırmaya çalışmalı.

   Bunları yaparken ihtiyaçların ha bire dürtecek. Sevgi, sosyalleşme gibi beceremediğim, evrimin bize attığı kazıklar ana nokta olmamalı işte. Denge kurmak çok zor bu kadar parametre varken. Ve belirsizlik. En çok da belirsizlik mahvediyor.