17 Şubat 2020 Pazartesi

Sevgili Hüzün

     İçimde bir hüzün var son birkaç haftadır. Ama bu normallerinden değil sanki. Daha bir farklı. Sanki yıllardır beraber yaşamız da şimdi peydahlanmış gibi. "Gerçek baban benim evlat" diye karşıma çıkıyor. Diğer hüzünler saman aleviydi, ben meşe kömürüyüm diyor. Her zaman var olacakmış gibi hissediyorum. İnsan bir hormon için nasıl böyle hissedebiliyor demi? Ben de bilmiyorum. Belki durumsal bir şey ama bunu sonra anlayacağım. Şimdilik durum bu ve analiz etmeye değer bir süre de geçti. Ben de düşündüm ve bunun adını "Kabullenilmiş Hüzün" koydum.
    İnsan vakit geçtikçe kendisini daha iyi tanımaya başlıyor bana göre. Aynı şeyleri defalarca kez yapıyoruz sonuçta, biz bilinçli olarak anlamasak da subconscious denilen bir şey var ve hiç de fena iş çıkarmıyor. Nihayetinde bizim de aklımıza bir şeyler yer ediyor. Özellikle benim gibi geçiş döneminde olup ne olmak istediğinden emin olamayan bireyler için bu "kendini anlama" durumu daha bir önem kazanıyor. Bu yüzden ben de son birkaç aydır sürekli kendimi dinlemeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum elbet bir gün resim netleşecek ve anlayacağım patikamı.
    Bir şeyler de oturmaya başladı sanki. Bunlardan biri de Kabullenilmiş Hüzün. Ne yapacağımı değil de ne hissedeceğimi biliyorum ilginç bir şekilde. Hüzün. Sürekli. Ölene dek beraber olacağımız bir duygu. Düşünce yapım, bulunacağım ortamlar ve olacak olanlar beni hep bu duyguya götürecek. Ama bu yoğun bir şekilde hissedilmeyecek çoğu zaman. Alttan alta, bazı yerel yerlerde söylendiği gibi "imil imil" oluşacak.
  İşin ilginç yanı bunu kabullendikten sonra daha bir farklı bakıyorum sanki. Artık yakınlarıma negatif enerji saçmak istemiyorum, hayatın olumsuzluklarından bahsetmek istemiyorum. Zaten yeterince üzüyorum herkesi, üstüne bir de hiçbir çözümü kabul etmediğim o boğucu kısır döngüye sokmak hiç hoş değil.
   Ama tabii insanın kendisini değiştirmesi pratikte kolay değil. Akil kalmak eylemlere her zaman yansıyamıyor işte. Yine de pes etmemeli. Çabalar elbet sonuç verecek inanıyorum. Ama tabii eforu doğru yere harcamak lazım. Patikada hüzün varsa kabul etmeli.
  Zamanla olur işte. Tabii zamanla gerek küresel gerek bireysel çok farklı şeyler de olabilir, tüm kader baştan yazılır bilemeyiz. Sıradan bir insanın sıradan dertleri işte benimkisi.