27 Temmuz 2019 Cumartesi

Görüntü

    Türkiye'de -teknolojik olsun olmasın- bazı konular hemencecik popülerleşiyor ve o popülarite ailenin tüm fertlerinin hakkında sohbet edebileceği bir seviyeye geçiyor.  O konu akla gelebilecek her boyutta inceleniyor ve çoğunlukla çok kısa bir süre sonra da unutulup gidiyor. Bu durum beni aşırı rahatsız ediyor, ama yapacak da bir şey yok. Mümkün olduğunda umursamamaya çalışıyorum.

    Ama maalesef ki tüm dünyada da durum bu şekilde. Çoğu mantıksız olan bir sürü konu ha bire yer teşkil ediyor. Son birkaç senede özellikle yapay zekayla ilgili her konu dillere döküldü mesela. Evet, yapay zeka milenyumdan sonra çok daha hızlı gelişir oldu (ve mantıklı da bir konu) ama Boston Dynamics'in z eksenini keşfeden robot videosunu izleyip de "Wow. Such technology. Much AI" denilmesi yersiz.

   Kendimce asıl "Wow" dedirten konu başlığı olan görüntü için buraya gelmiştim ama hayal etmediğim bir girişle karşılaştım. Demek ki dile getirilmesi gereken başka şeyler de var. Ama şimdilik biz dile değil de göze odaklanalım ve inanılmaz sıçrama yapan Görüntü İşleme alanıyla ilgili kendimizce bir şeyler zırvalayalım. Aynen, bu yazı detaylı bir araştırma yapmadan oluşturulan çıkarımlarla ilgili. Ama zamanında yeterince derinine indiğimi de belirtmem lazım, ki bu yüzden, bu kadar yakın vadede olmayacağını tahmin ettiğim şeyleri gördüğümden "Wow "oldum ve bu konunun çok daha fazla yer tutmasını istedim. Neyse let's roll:

FaceApp: Son iki haftada falan fırladı gitti bu malum aplikasyon (İsmet selam). Gündem olmayı başaran nadir görüntü işleme detaylarından. Mantık olarak normal makine öğrenmesi algoritmasından farklı olarak bir makineye kullanmak yerine iki makine kullanarak ikinciyi makineyi Turing Testi'ne sokarak çalışan bir sistem. Bu testi geçemeyinceye kadar ilk makine harıl harıl kendini geliştirmeye çalışıyor.
    Bu kadar tutarlı olmasındaki en büyük sebep FaceApp'in çok ciddi oranda base dataset'ine sahip olmasından kaynaklı. Uygulama uzun süredir kullanımda ve bugüne kadar uygulama içerisinde çekilen her fotoğrafla ilgili her türlü işlem yapmaya hakkı var. Çünkü ilk başta kullanıcıdan bu durum için onay isteniyor.

Fotoğraftan Videoya: FaceApp'ten daha çok etkilendiğim bir konu varsa o da bir fotoğrafı canlandırmak oldu. Özellikle ünlü portrelere yapılan bu işlemler sonucu fotoğraftaki şahıs çok gerçekçi şekilde kaş göz yapmaya başlıyor. Mona Lisa sadece kaş göz yapsaydı gene iyiydi; ablamız ayrıca gülüyor, başını sağa sola oynatıyor ve hatta konuşuyor. Bir tek tablodan çıkmadığı kaldı ama ben daha fazla korkmak istemiyorum dursun durduğu yerde (Bir anne öğüdü her yerde işe yarar.)

Video Editleme: Bu da ağzımı açık bırakan, ama modernizmde (!) çoktan var olması gereken bir durumdu. Eskiden bir video için efekt vs koymak istediğimizde videodaki her fotoğraf için o efekti eklemek gerekirdi. Halen de öyle aslında. Ama özellikle son zamanlarda ürün olarak ortaya konan yazılımlarda editleme çok daha fazla sözel bir hale geldi ve basitleşti. Aynı durum fotoğraflar için de geçerli ama henüz oradaki editleme büyü niteliğinde değil, yine de çok başarılı tabii. Zamanında saatlerimi harcayarak oluşturduğum fotoğrafların on saniyede oluştuğunu görüyorum artık.

Real Time Rendering:  Ama asıl büyü niteliğinde olan bir konu varsa o da bu. Canlı yayın esnasında gerçek dünyadaki görüntüyü kolayca manipüle edebilen app'ler çok POPÜLER değil ama aşırı korkutucular. Nesneleri oracıkta yok edenden tut videodaki insanları çıplak yapan siteler falan (bak bu popüler olmuştu, bilin bakalım neden? ) pek çeşitliler.
   Arttırılmış gerçekliği de bu kategoriye alabiliriz. Beş sene önce falan Google Glass ile bir fırlama yapmıştı kendileri ama sonradan kayboldu. Şimdi tekrardan bir hareketlilik var gibi bu rendering muhabbetinin gelişmesinden ötürü. Ama kesin bir örnek söyleyemiyorum.

    Sadece karşıma çıkanlardan örnek verdim. Bilmediğim eminim bir sürü detay vardır. Ama bildiğim bir şey varsa artık fotoğraflar / videolar çok da güvenilir olmayacak. Belki de çok yakında delil olarak kullanılan bu görüntüler "güvenilir " olarak nitelendirilmeyecek. Zamanında ses de güvenilir idi, şimdi kolayca manipüle ediliyor.
   O yüzden karşımıza kendimizle ilgili korkutucu görüntüler çıkmasını istemiyorsak ister cloud hizmetleri olsun, ister kişisel internet sitesi olsun, ister silinmiş olsun kendimize ait görüntüleri bir yerlere "upload" etmemeliyiz. Çünkü ecnebilerin dediği gibi "Once in internet, always in internet".