Blogun en güzel yanı kimsenin okumaması.. Herhangi bir yanlış yorum gelmemesi, yorum gelmemesi :) Özgürlüğü sağlayan şeyler bunlar. İstediğin şekilde yazabilmek, kafandakini dijital ortama taşıyıp rahatlama, ileride dönüp baktığında çoğu zaman hüzünlü şekilde "Vaay bee" demen... Garip ama güzel şeyler.
Müzik de garip ama güzel bir şey. Durduk yere, hiç akılda yokken bu yazıyı yazmama sebep oluyor bu "garip" frekansa sahip armoni. Bulunmak istediğin ortama götürüveriyor seni. Hele orada bulunmayı çok istiyorken daha bi anlamlı oluyor bu şerefsiz tınılar. Evet, şerefsiz olm bunlar. Hüzünlendirdiği yetmiyormuş gibi bağımlı yapıyor bir de. Müzik dinlemeden duramaz oldum lan ben. Yarın bir gün işte dinleyemeyeceğim Hatebreed felan, sakallarımı yolacağım sonra.
İlk paragraftaki "özgürlüğü" ikinci paragraftaki "bağımlılıkla" birleştiriyorum şimdi gayet tatmin olarak (İstemeden yaptım çünkü lol). Aslında bağımlılık çok güzel bir şey, ama sürekli alabilirsen. Sürekli alabileceğinden eminsen bağımlı olmak gerek. Düşünmeden bağımlı olursan döşünü yumruklarsın öylece. Özgürlüğün cazip tarafı da o işte. Anında karar değişikliği yapabilmen. Buhranlara girmeni engelliyor her zaman. İstediğin an uzaklaşıyorsun sevmediğin şeyden, ne güzel lan. Sürekli farklılık.
İkisi de güzel, yapabilirsen. İşte asıl anahtar kelime: yapabilirsen. İstediğimizi seçmemiz çoğu zaman mümkün olmuyor. Büyük dalgaların içinde dalga nereye isterse oraya gidiyoruz işte. Ben mi? Alabildiğine özgürlük olsun lütfen. Ama daha şimdiden müziğe bağımlı olduk? Oh shit....