Uzun süredir aklımda olan, ancak bir türlü oynamayı tetikleyecek sebep bulamadığım Mass Effect üçlemesine Mass Effect: Andromeda'nın gündemde sıkça olmasından ve oyunun gerçekten sağlam gözükmesinden ötürü aldığım gazla giriştim. Şu anda ilk oyunun sonuna yaklaştım, ve de çok keyif alıyorum. Ancak asıl derdim Mass Effect değil, Mass Effect ile beraber iyiden iyiye dertlendiğim ve beni yazı yazmaya iten oyunlardaki 'seçenek'lerimiz.
Genellikle RPG'lerde olan, Steam'de de 'Choises Matter' etiketine sahip olan ve oyuncuya diyalog değiştirme seçeneğini sağlayan özellik, Telltale Games'in oyunları sayesinde oldukça popüler oldu. Uncharted 4'te bile diyalog opsiyonları olması artık bu özelliğin birçok türe enjekte olduğu anlamına geliyor. Peki oyun firmaları bunu neden yapıyor? Birincisi, oynanış süresini uzatıyor ve oyuna tekrar oynanabilirlik katıyor. İkincisi, oyuncular arasında oyun hakkında daha uzun süre sohbet yaptırtıyor. Bu da sohbeti dinleyen üçüncü kişinin iştahlanmasına sebebiyet veriyor.
Oyuncular da çok seviyor multidiyalog olayını. Özellikle çok sevdiği bir oyuna tekrar başlamak için güçlü bir sebep ararken aklına 'diğer seçeneği seçseydim ne olurdu?' sorusu geliyor ve tekrardan heveslenip başlayabiliyor. Aslında ben bu duruma hak da veriyorum. Ancak ben bir oyuna -istisnalar hariç- tekrardan şans veren bir insan değilim. Ayrıca oyundaki ana karakterin bir kişiliğe sahip olmasını da çok önemsiyorum. Multidiyalog özelliği olan oyunlarda ise karakterlere kişiliği biz kendimiz verdiğimiz kararlarla veriyoruz. Ve neredeyse her zaman (hatta her zaman da, unuttuğum örnekler vardır) karakterimiz oyundaki diyalog seçeneklerinin azlığından yahut yanlış seçeneklerin eklenmesinden ötürü tutarsız kararlar vermiş oluyor, ve bu durum beni hiç tatmin edemiyor. Karakterime bir türlü kafamda oluşturduğum cevaplar verdirtemiyorum ve bunun derdini düşüneceğim diye oyuna da konsantre olamıyorum.
İkinci büyük derdim ise tercihlerin ikisinin de beni memnun etmemesi. Neredeyse her multidiyaloglu oyunlarda bir büyük karar vermeniz gerekir. Bu kararla oyundaki müttefikinizi, kimin öleceğine falan karar verirsiniz. Bu kararlar oyunun geri kalanını da güçlü bir şekilde etkileyeceği için seçimi doğru yapmak kritik. The Witcher 2'de ben bu kararı yanlış yaptım ve oyun boyunca aklıma sürekli verdiğim o yanlış seçenek geldi. İşin ilginç yanı, oyunu bitirdikten sonra fark ettim ki, ben diğer seçeneği de seçseydim pişman olacaktım. Oyun firmaları bu ana seçeneği oyuncuların 50-50 seçtiği bir karar olarak yapmak istedikleri için her iki seçeneğin de artıları ve eksileri mevcut oluyor. Bu sebepten ötürü ben hangi seçeneği seçersem seçeyim mutlu olamıyorum.
Son derdimi ise Mass Effect üzerinden anlatayım. NPC ile ilk konuşmadan sonra diyalog seçeneği geliyor ve oyundaki birçok diyalogda olan o kalıplaşmış seçenekler geliyor. 1) NPC'nin yaşadığı çevre ya da kendisi ya da arkadaşı hakkında bilgi sorusu. 2) İyi karakter seçeneği 3) Normal karakter seçeneği 4) Kötü karakter seçeneği. Oyunda bazı skilleri açarak ekstra diyalog opsiyonlarına sahip olabiliyorsunuz ama koca oyunun diyalog mantığının bu olması gerçekten üzüyor. Madem aynı şeyleri sorup duracağız, neden o soruları sormak yerine lineer, ama çok daha derin yazılmış bir diyalog sahnesini izlemiyoruz?
"Oynama o zaman". Böyle konuşan insana söylenilecek ilk cümle bu olsa gerek, gayet mantıklı da. Sadece diyalogu ana odak haline getiren oyunları oynamıyorum ben de. (Evet, Life is Strange. Hala istek listemde varsın ama olmuyor yarim, heveslenemiyorum işte). Diğer oyunlarda ise, ki sadece RPG'lerde oldu bende, ana senaryonun çok da fazla değişmemesinden, oynanış mekaniklerinin ve oyunun dünyasının güzel olmasından ötürü oynayabiliyorum. Ama sırf türü "rol yapma" diye diyalog seçeneği koymak çok mantıklı gelmiyor bana.
Eskiden seçeneklerin fazla olmasından dolayı insanların mutsuzlaştığına dair bir TED konuşması izlemiştim; yeri gelmişken onu da buraya iliştireyim.

