Birkaç hafta önce 30. yaşıma bastım. Aslında aklımda ne yazacağım aşağı yukarı belliydi ama tam da doğum günü öncesi yaşadıklarım, bana beni gösterdi ve bendeki bazı şeyleri yıktı. Buna şeyler diyeceğim çünkü bunlar ne kavram ne de değer. Bende olan bir şey. Bu yüzden bu yazı benim uzun vade düşüncelerimi yansıtacak mı emin değilim, ama yine de kendime not düşmek istiyorum.
Hala yeniden inşa edebilmiş değilim yıkılan şeyleri. Bir süre daha da inşa edemeyeceğim gibi; çünkü yoruldum. Mental olarak kendimi paramparça etmek ve bunu durduramamak beni çok yoruyor. Ve tekrar tekrar, tam bu kez doğru adımları attığını düşünmüşken, doğru olduğunu bildiğin için ekstra mücadeleye girmişken hem senden hem de başka şeylerden ötürü olanlar, tüm bu emeğinin yıkıldığını bilmem kaçıncı kez görmek beni yordu. Ama bu kez tekrar inşa etmek istemiyorum, bir şeyler yanlış. Ben bir şeyleri yanlış yapıyorum. İnsan olmanın ötesinde bir şeyler hedefliyorum belki ve sonuç hep hayal kırıklığı oluyor. Azınlık olmak yoruyor, belli değerlere sahip olup onlar için mücadele etmek yoruyor, hassas olmak yoruyor, aynı şeyleri defalarca kez yapmak yoruyor.
Bu kez daha farklı. Artık 30 oldum ve her zaman inşa ettiğim gibi inşa etmemeliyim, bir şeyler farklı olmalı. Ama bilmiyorum. Büyük bir çıkmazın içindeyim ve ileriyi göremiyorum. Benim için her şey çoktan bitmeliydi ama devam ediyor işte. Ben, ben olmak istiyorum, aptal normlara uymak istemiyorum, sadece doğru düşündüğümü yapmak istiyorum. Ama aykırılık sadece engel getiriyor, dert getiriyor. Bu bir kısırdöngü ve nasıl ortasını bulacağımı bilmiyorum.